Bir Sayfa Seçin

Girişimci bir ruha sahipseniz, sürekli fikirler üretiyor, bu fikirleri projelere dönüştürmeye çalışıyor olabilirsiniz. Başka bir proje üzerinde çalışmıyorsanız, fikir üretmek ve ürettiğiniz fikri projeye dönüştürmek güzeldir. Aksi takdirde, odak dağıtmak, gereksiz enerji tüketimi ve zaman kaybı olacaktır. O zaman, hiç fikir üretmeyin demeyeceğim. Alternatif bir çözüm sunuyorum, konsept proje geliştirin. Konsept ürün kavramını biraz değiştirerek, duruma uygun yeni bir kavram türettim. Belki böyle bir kavram zaten var, bilmiyor olabilirim. “Konsept proje” kavramını biraz irdelemek istiyorum.

Konsept ürün kavramını ilk olarak ne zaman duydum, hatırlamıyorum. Sonraları birçok defa daha duydum, özellikle teknoloji şirketleri bu kavramı kullanıyorlardı. “Konsept ürün” ifadesinin orijinali İngilizce ve “concept product” olarak kullanılıyor. Kavramın Türkçesi tam olarak anlamı karşılamıyor. “concept” kelimesinin anlamına baktığımızda, “fikir; tasavvur” kelimelerini görüyoruz. Anlatılmak istenen anlama daha yakın ifadeler olduğunu söyleyebilirim. Fikir aşamasındaki bir ürünün sanal ya da fiziksel bir prototipi oluşturuluyor, bu ürünler seri üretime geçmiyor.

Konsept ürünlerde, günün şartlarına göre imkansız gözüken özellikler mevcuttur. İmkan olsa dahi pazarda kendini kabul ettiremeyecek ürünler, PR amacıyla “consept product” olarak paylaşılır. Siz de bu yöntemi uygulayabilirsiniz. Yani “konsept proje” diye tasvir ettiğim kavramı, seri üretime (hayata) geçmeyen, PR amacıyla paylaşılabilen fikirler olarak açıklayabilirim.

Her fikir, her zamana ve kişiye hitap etmez, bazen beklemek, bazen hiç başlamamak gerekir. Dostum Şirzat’ın güzel bir ifadesini de buraya almak isterim.

Proje aşamasında ya da hayata geçmiş bir girişiminiz varsa, mentorların ve yatırımcıların öncelikli tavsiyesi, girişiminize odaklanmanız olacaktır. Bunu her zaman başarmak kolay olmuyor. Girişimci ruha sahip birisi, her gördüğü olaydan bir fikir, her fikirden bir proje geliştirme kapasitesine sahip olması nedeniyle, yerinde duramıyor.

Siz de yerinizde durmayın, fikir üretmeye devam edin. Ürettiğiniz fikirleri ayrı ayrı not alın, fikrinizi bir ya da birkaç kişiyle paylaşın. Fikrinizi geliştirin, sadeleştirin, pazar araştırması yapın, SWOT analizi gerçekleştirin, ROI’yi hesaplayın.

  • SWOT Analizi: Bir projede ya da bir ticari girişimde kurumun, tekniğin, sürecin, durumun veya kişinin güçlü (Strengths) ve zayıf (Weaknesses) yönlerini belirlemekte, iç ve dış çevreden kaynaklanan fırsat (Opportunities) ve tehditleri (Threats) saptamak için kullanılan stratejik bir tekniktir. Bu teknik projenin ya da ticari girişimin hedeflerini belirlemeyi ve amaca ulaşmak için olumlu ya da olumsuz olan iç ve dış faktörleri tanımlamayı gerektirir.
  • ROI: Yatırımın parasal geri dönüşü

Bunları tabii ki profesonel bir şekilde yapmayın, basit araçlarla size yol gösterebilecek veriler elde edebilirsiniz. Proje fikrinizle ilgili temel düzeyde bu verilere ulaşmak, bir günden az bir süre alacaktır. Bu analizler sonucu girişiminizden vazgeçirecek kadar kârlı bir sonuç elde etmediyseniz, fikrininizi paketleyip, rafa kaldırın. Dilerseniz, başkalarına da verebilir ya da patentini alıp, satabilirsiniz. Bu kısım size kalmış. Burada önemli olan, ya girişiminize devam etmeniz ya da girişiminizi bırakıp, yeni bir girişime yelken açmanız olacaktır. Girişiminizin bulunduğu aşama, yatırımınız ve yeni bir girişimin şu andaki aşamaya gelişini de dikkate almanız gereklidir. Sizi şu andaki girişiminizden vazgeçirecek kadar iyi bir fikir bulmuş ve geliştirmişseniz, zaten bugüne kadar doğru proje üzerinde çalışmamışsınız demektir.

Kendinizi sınırlamak yerine üretmeye devam etmek ve bunu planlı yapmak, girişiminizde odağınızın dağılmasını engellediği gibi, zihin idmanı gerçekleştirerek kendinizi ve girişiminizi geliştirmenizi sağlayacaktır.

Bu tavsiyemi bizzat kendim uyguluyorum. Halihazırda iki değerli girişimi olan bir kardeşime de verdiğim danışmanlıkta, bu konunun üzerinde ciddi derecede durdum. Şimdiye kadarki tecrübelerimiz, bu tavsiyemin haklılığını gösteriyor.

Share This