Bir Sayfa Seçin
Kararlılık ile Eziyet Arasındaki Çizgi

Kararlılık ile Eziyet Arasındaki Çizgi

Birçok yazımda dile getirdiğim gibi, Ağustos ayından bugüne kadar aralıksız olarak günlük blog yazdım, birkaç özel durum hariç. Ta ki geçtiğimiz Çarşamba gününe kadar böyle devam etti. Çarşamba günü eğitim için Antalya’ya gittim, sunuma hazırlık için blog yazmayı erteledim. Şartları zorlayıp, yine yazabilirdim fakat bu sefer bilinçli olarak yazmadım. Yazımın devamında, bu davranışımın gerekçesini, kararlılık ve istikrarın yönetilmesi halinde eziyete dönüşmediğini anlatacağım. (daha&helliip;)

Deli Suyundan İçmek

Deli Suyundan İçmek

Öyle bir zamandayız ki, deli suyundan içmek zorunda bırakılıyoruz. Tek başına dik durmak yetmiyor, yapayalnız kalıyorsunuz. Ve sonunda sürüye dahil oluyorsunuz. Deli suyu hikayesini bilmiyorsanız, hemen aşağıda okuyabilirsiniz. Farklı versiyonları mevcut, anafikir aynı. Bu örnekle anlatmak istediğim ise, çağımızın ya da toplumun bizi deliliğe nasıl zorladığını ifade etmek olacak.

Deli suyundan içmek hikayesi;

Ülkenin birinde bir köy vardır ve bu köyde, köylünün içme suyunu da sağlayan bir dere vardır. Bu dere nedendir bilinmez bir gün bir değişime uğrar ve bu dereden her kim su içerse delirir. İnsanların delirmesi bir yana, deliren bu insanlar delirmemiş olanlara deli gözüyle bakmaya başlarlar ve türlü baskılarla deli suyundan içmeyenleri bu sudan içmeye zorlarlar. Köyün bilge şahsiyeti ne yaptı ne ettiyse fayda vermez; delirenler deliliklerini kabullenmez ve en sonunda bilge adamı da deli suyundan içmeye mecbur bırakırlar. Sonuçta delilerle akıllılar yer değiştirmiş olur ve koca köyde delirenleri tedavi edecek bir akılı bile kalmadığı gibi deli suyunu içenler yayıldıkça yayılır ve koca ülke delirmiş insanlarla dolar. Kendilerini gerçek akıllılar sanan bu deliler kendi delilikleriyle yok olup giderler.

Bu hikayedeki delilikle özdeşleştirdiğim bazı örneklerden bahsedeceğim. (daha&helliip;)

Değer Katan Takip Edilir

Değer Katan Takip Edilir

“Değer katmak” kavramıyla sözlü olarak girişimler ve sosyal medya ile tanıştık diyebiliriz. Girişimlerin temelinde değer katmak olmalı diye ısrarlı tavsiyeler sunduk, sosyal medyada var olan bir markanın hedef kitlesine değer katması gerektiğini savunduk. Söylemlerimiz ve savunduklarımızda hata yok belki ama eksik var, “değer katmak” kavramını bu iki başlıkla sınırlandırmanın doğru olmadığını fark ettim. Gördüklerimi, hissettiklerimi yazıma aktarmaya çalışacağım. (daha&helliip;)

Usta Olmak İçin Usta Yetiştirin

Usta Olmak İçin Usta Yetiştirin

Sektör olarak değil, daha geniş bir çerçevede, toplum olarak kanayan bir yaramızı dile getirmek istedim. Eski zamanlarda ustalar, yanlarındaki çıraklara bildiklerini aktarırlar, geleceğin ustası olmasını sağlarlarmış. Hem meslek sırları ustalarla birlikte tarih olmaz, hem de meslek yok olmazmış. Şimdi gördüğümüz tablo oldukça vahim, ne ustalar çıraklarına bildiklerini anlatıyor, ne çıraklar usta olmak derdindeler. Çıraklar daha çok “patron” olma hayaliyle yaşıyorlar, ustalar ise çıraklarının kendilerine rakip olacağı korkusuyla mıdır bilinmez, bildiklerini anlatmaktan geri duruyorlar. Usta-çırak ilişkisinde günümüz gerçekleri ve olması gerekenler hakkında görüşlerimi aktaracağım. (daha&helliip;)

Türkiye’de Deneme ve Oryantasyon Süreci

Türkiye’de Deneme ve Oryantasyon Süreci

Birkaç gün önce okuduğum bir tweet ve bir süredir üzerinde çalıştığım İnsan Kaynakları Yönetimi konusu, bu yazıyı yazmam gerektiğini hissettirdi. Yakın zamanda Facebook’ta işe başlayan arkadaşımız Rıza Selçuk Saydam, henüz oryantasyon sürecini tamamlamamış. Yakın zamandan kastım birkaç gün değil, dile kolay, altı hafta. Adamlar çok yavaş çalışıyor, bizde olsa 3-5 gün içerisinde işe adapte ederlerdi(!).

Yazımın devamında, işe alımlar, giriş, deneme ve oryantasyon süreçleriyle ilgili yorumlarımı dile getireceğim. (daha&helliip;)

İş Toplantılarına Nasıl Hazırlanmalısınız?

İş Toplantılarına Nasıl Hazırlanmalısınız?

Çok yönlü hizmet veren bir kurum olmamız nedeniyle, ihtiyaçlarımız da bir o kadar fazla. Bu sebeple, aylık olarak birden fazla firmayla görüşme yapıyoruz diyebilirim. Bu toplantılarda ya da toplantı öncesinde ihtiyaçlarımızı iletiyor, daha sonra firmaların çözümlerini dinliyoruz. Bizim için en verimli -bedel/iş orantısı- olanını tercih ediyoruz. Her bir görüşme de bizim için birer deneyim oluyor. Bugün yaşadığım olumsuz bir deneyim ve geçen hafta yaptığım sunumdan örneklerle, toplantı/sunum öncesinde ve sonraki süreçlerde nelere dikkat edilmeli? sorusunun cevabını yazmaya çalışacağım. Bu tavsiyelerim, birçok konuya uyarlanabilir, örn. iş görüşmeleri. 🙂 (daha&helliip;)

Toplam 3 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.123