Bir Sayfa Seçin

Şimdiye kadar bizzat tecrübe ettiğim ya da gözlemlediğim birçok girişimden bahsettim. Böylesi bir girişimi gözardı etmek olmazdı. Okuduğum, izlediğim, dinlediğim ve gözlemlediğim girişimlere baktığımda, en büyük girişimin evlilik olduğunu fark ettim. Evliliğin girişime benzediğine dair tespitlerimi başlıklar halinde listeleyeceğim, evlilik ve girişimleri birbiriyle anlatmaya çalışacağım.

Cesaret Gerektirir

Evlilik, büyük bir sorumluluğun altına girmek demektir, hiç tecrübenizin olmadığı -ikinci evlilik vb. hariç- bir işe girmekten farksızdır. Bilinmeyene doğru yol almak zordur, sözde değil özde, içi dolu bir cesaret gerektirir. Evliliklerde olduğu gibi girişimler de, belirsizliğe umutla adım atmaktır. Girişimlerden ayrılan özelliği, hayat pahasına alınan bir risktir, yalnızca maddi kayıpla işin içinden sıyrılmak mümkün değildir.

Hayaller ve Gerçekler Farklıdır

Genç yaşlardan itibaren türlü hayaller kurulur, planlar yapılır. Evliliğe adım attıktan sonraki süreç, gerçeklerle yüzleşme vaktidir. Hayaller ve hayatlar arasındaki fark net bir şekilde ortaya çıkar, bekarken ayaklarınız yere basmıyorken, artık durum değişmiştir. Dışarıdan verilen tavsiyeler, bazen o kadar sınırlarınızı zorlar ki, “Bekara avrat boşaması kolaydır.” sözünü söyletir. Girişimci adaylarının bir kısmı patron olma hayaliyle yola çıkar, girişimci olduktan sonra ise kendini yerlere paspas atarken bulur. “Bir temizlikçi alsana..” gibi sözlere ancak güler, işine devam eder, çünkü onlar, evli bir çifte tavsiye veren bekar birer genç gibidir.

Danışman Desteği Gerekir

Genç yaşta çok okumuş, dinlemiş, gözlemlemiş ve belli bir olgunluk seviyesine gelmemişseniz, evliliği güzel bir şekilde yürütmek için danışmana ihtiyacınız var demektir. Bu kimi zaman ebeveynler, kimi zaman bir kitap ya da blog, kimi zaman profesyonel bir aile danışmanı olabilir. Girişimci olduktan sonraki süreçte en büyük ihtiyaçlarınızdan birisi, girişimciliği sürdürebilmek için almanız gereken danışmanlıktır. Bu danışmanlık, bilgi ve deneyimlerinize, okumalarınıza ve gözlemlerinize bağlı olarak giriş seviyesinde ya da ileri düzeyde gereklidir. Mühim olan girişmek değil, sürdürülebilir girişim elde etmektir, evliliklerde olduğu gibi.

Güçlü Bağlar Ürünle Olur

Evlilikten aile kavramına geçiş, çocukla olur. Çocuk, evlilik bağını güçlendirir, anlayış seviyesini artırır. Ortak bir bakış açısı ve hedef kazandırırır. Evliliklerde, geleceğe yönelik en büyük yatırımdır, riskleri ve umutları beraberinde getirir ve her daim içerisinde barındırır. Konumlandırmanın önemli bir kısmı sizin elinizdedir, doğru mecralar seçildiği takdirde, hayırlı bir evlat olma ihtimali yüksektir. Girişimlerde de, ortaya çıkan bir ürün, önümüzü görmeyi sağlar. Ekibin motivasyon kaynağı, ortak amacı olur. Her girişimde üretilen ürünler, risk ve umudu birlikte taşır, hassas konumlandırma gerektirir, bu sayede uzun vadede kârlılık getirebilir.

Bu maddeyi yazarken, içim burkuldu biraz. Çocuğu olmayan çiftler geldi aklıma, yakınlarımdan şahit olduğum bir konudur. Dışarıdan gözlemlemesi dahi zordur, insanın içini acıtır. Evliliklerde esen fırtınalara karşı daha az dayanıklı oluyorlar. Bazı istisnalar ise, sanki inadına daha güçlü, daha bağlı oluyor… Elbette hikmetinden sual olunmaz O’nun… Ve O’ndan daha merhametli değiliz, kendimizi aşırı yıpratırcasına üzülmek doğru olmaz…

Yatırım Süreçleri Zorlu Bir Sınavdır

Ev ve araba başta olmak üzere, girilecek büyük borçlarda aileden ve çevreden destekler gelir. Kısa ve uzun vadeli borçlar, sanki girişimlerdeki hisse karşılığındaki yatırımlar gibidir. Fiili olarak evliliğinize kimse ortak olmaz fakat, “Parayı veren emir verir.” kaidesini yaşatmaya çalışanlar olur, kimisi iyi niyetle ve farkında olmadan, kimisi art niyetle ve bilinçli olarak… Her yatırımın olumlu ve olumsuz etkileri olur, sıkıntılı geçen borçlu günler, evliliğin ve aynı şekilde girişimlerin büyük sınavıdır.

Karanlık Çöktüğü Günler Olur

İlişkilerde ya da maddi konularda çıkmazlara girilebilir. Öyle darlandığınız günler olur ki, ne yaşamak kafidir, ne ölmek çözüm gelir. Dünya hali gibi, gecenin sona ermesi, güneşin doğuşu beklenir. Zaman çok şeye gebe olduğu gibi, birçok karanlığa da pencere, birçok soruna çözüm getirir. En zor anlarda bile umutla çalışıp, sabırla dua etmelidir. Girişimlerdeki çıkmazlarda da benzer süreçler yaşanır, hiçbir çıkış yolu bulunamayacak durumlarda bile, gayret, çaba ve duayla beklenmedik kapılar açılır, çözümler bulunur.

Geri Dönmek İçin Yola Çıkılmaz

Evlilik, “olmazsa bitiririz” gibi bir cümleyle başlamaz, başlamamalıdır. Böyle bir cümleyle başlayan evlilik, aslında o gün son bulmuştur. Geri kalan günler, uzatma dakikalarına benzer, ister üç dakika olsun, ister otuz dakika, illaki son bulur. İddialı bir söylem gibi gelebilir, iddialı cümle kurmak bu konuda haddime değildir, bu yalnızca bir gözlem doğrultusundaki tespitimdir. Girişimlerde de benzer bir süreç yaşanır, elbette B ve hatta C, D gibi planlar olabilir fakat “olmazsa kapatırız” gibi bir cümleyle girişilmez. Girişimine inanmayan girişimci, kimseyi inandıramaz. B, C, D.. gibi planları olmayan girişimcilerin daha başarılı olduklarını düşünüyorum. Böyle büyük bir inanç olmazsa, 19 kez sanal posa başvurmazsınız. Bu örnek, yaşanmıştır, 20. başvuruda onay aldıklarını biliyorum.

Evliliği bir girişim olarak değerlendirdim ve girişimlerle ortak yönlerini ele almaya çalıştım. Üzerinde biraz daha düşünülürse, başka ortak yönler de tespit edilebilir. Yazımı şimdilik burada noktalıyorum. Yorumlarınızla yazıma zenginlik katabilirsiniz, ilerleyen zamanlarda yeni tespitler edinirsem, ikinci bir yazı yazabilirim.

Share This