Bir Sayfa Seçin
Bir Sosyal Medya Uzmanı İlanının Ardından

Bir Sosyal Medya Uzmanı İlanının Ardından

Geçtiğimiz günlerde bir iş ilanı ve bu ilana gelen tepkileri gözlemledim. Güzel ülkemde problemli iş ilanları görmeye alışık olduğumuzdan herhangi bir tepki vermemiştim. Konu öyle uçlara uzanmış ki, “ekşi sözlük”e kadar taşınmış. Tartışıldığı mecrayı anlatmaya gerek yok, vur deyince öldürülen bir yer, yine öyle olmuş. İlan satır satır eleştirilmiş, firmaya olmadık laflar edilmiş, burada başlayan süreç sosyal medyada devam etmiş.

Buraya kadar alışık olduğumuz bir tablo görüyorum. Birisi de çıkıp demiş ki, “bu ilanın bir kısmını ben karşılamıyorum”. İşte bu kısım alışık olmadığımız bir tepki hali, alıntı ile cevap vermek istedim “seni bırak, ben bile karşılamıyorum” diye ama yaptığım ironi de kibir olarak algılanabilir diyerek sustum.

Türkiye’deki iş ilanları ve iş tanımları hakkında birkaç kelam edeceğim, görüşlerimi öğrenmek isterseniz okumaya devam edebilirsiniz. (daha&helliip;)

Kararlılık ile Eziyet Arasındaki Çizgi

Kararlılık ile Eziyet Arasındaki Çizgi

Birçok yazımda dile getirdiğim gibi, Ağustos ayından bugüne kadar aralıksız olarak günlük blog yazdım, birkaç özel durum hariç. Ta ki geçtiğimiz Çarşamba gününe kadar böyle devam etti. Çarşamba günü eğitim için Antalya’ya gittim, sunuma hazırlık için blog yazmayı erteledim. Şartları zorlayıp, yine yazabilirdim fakat bu sefer bilinçli olarak yazmadım. Yazımın devamında, bu davranışımın gerekçesini, kararlılık ve istikrarın yönetilmesi halinde eziyete dönüşmediğini anlatacağım. (daha&helliip;)

TRT UMEP | Sosyal Medyada Güvenlik Sunumumdan Notlar

TRT UMEP | Sosyal Medyada Güvenlik Sunumumdan Notlar

TRT olarak düzenlemiş olduğumuz Uluslararası Medya Eğitim Programı‘na eğitmen olarak katıldım. Bu sebeple Çarşamba – Cuma arası blog yazmadım. Ağustos ayından bugüne kadar neredeyse hiç aksatmadan her gün blog yazıyordum, Çarşamba – Cuma arasını bilinçli olarak boş bıraktım. Bunun sebebini, kararlılık/istikrar=eziyet? denklemiyle sonraki bir yazımda dile getireceğim.

Bu yazımda, sunumda anlattığım konu başlıklarından bazı notları sizlerle de paylaşmak istedim. Slideshare hesabımdan sunumu indirebilirsiniz. (daha&helliip;)

Blog Yazmanın Faydaları

Blog Yazmanın Faydaları

Ağustos ayından bugüne kadar hafta sonları ve birkaç tatil günü hariç her gün blog yazdım. Herhangi bir ortamda konusu geldiğinde bu durumu gururla söylüyorum. Gururla söylüyor olma sebebim, düzenli içerik üretmenin zorluğundan kaynaklanıyor. Bu istikrarım karşısında tebriklerini ileten arkadaşlarımın ilk sorusu, kazanımlarım oluyor. Bu kadar zorlu bir disiplinle blog yazıyor olmamdan dolayı edindiğim kazanımları merak etmelerine elbette şaşırmıyorum. Başlarda umutla başladığm bu serüvende, şimdi inançla ilerliyorum. Çünkü, aldığım geri dönüşler oldukça mutlu ve motive ediyor, yeni kazanımlara olan inancımı artırıyor. Blog yazmanın faydalarını başlıklar halinde anlatmaya çalışacağım.

(daha&helliip;)

Deli Suyundan İçmek

Deli Suyundan İçmek

Öyle bir zamandayız ki, deli suyundan içmek zorunda bırakılıyoruz. Tek başına dik durmak yetmiyor, yapayalnız kalıyorsunuz. Ve sonunda sürüye dahil oluyorsunuz. Deli suyu hikayesini bilmiyorsanız, hemen aşağıda okuyabilirsiniz. Farklı versiyonları mevcut, anafikir aynı. Bu örnekle anlatmak istediğim ise, çağımızın ya da toplumun bizi deliliğe nasıl zorladığını ifade etmek olacak.

Deli suyundan içmek hikayesi;

Ülkenin birinde bir köy vardır ve bu köyde, köylünün içme suyunu da sağlayan bir dere vardır. Bu dere nedendir bilinmez bir gün bir değişime uğrar ve bu dereden her kim su içerse delirir. İnsanların delirmesi bir yana, deliren bu insanlar delirmemiş olanlara deli gözüyle bakmaya başlarlar ve türlü baskılarla deli suyundan içmeyenleri bu sudan içmeye zorlarlar. Köyün bilge şahsiyeti ne yaptı ne ettiyse fayda vermez; delirenler deliliklerini kabullenmez ve en sonunda bilge adamı da deli suyundan içmeye mecbur bırakırlar. Sonuçta delilerle akıllılar yer değiştirmiş olur ve koca köyde delirenleri tedavi edecek bir akılı bile kalmadığı gibi deli suyunu içenler yayıldıkça yayılır ve koca ülke delirmiş insanlarla dolar. Kendilerini gerçek akıllılar sanan bu deliler kendi delilikleriyle yok olup giderler.

Bu hikayedeki delilikle özdeşleştirdiğim bazı örneklerden bahsedeceğim. (daha&helliip;)

Toplam 3 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.123